Kırık Camlar Sadece Pencerelerde Değil

Son yıllarda toplum olarak birçok olaya tanıklık ediyoruz. Sokakta artan şiddet, okullarda yaşanan akran zorbalıkları, gençler arasındaki saldırganlık, sosyal medyada normalleşen hakaret dili ve her geçen gün biraz daha zayıflayan toplumsal saygı…

Her olayın ardından aynı soruyu soruyoruz: "Bu hale nasıl geldik?"Belki de cevabı yıllar önce ortaya atılan Kırık Cam Teorisi'nde saklıdır.

Bu teoriye göre kırılmış bir camın tamir edilmediği bir mahalle, zamanla daha büyük düzensizliklerin merkezi haline gelir. Çünkü insanlar, kuralların işlemediği ve kimsenin ilgilenmediği mesajını alır. Bugün yaşadığımız birçok toplumsal sorunda da aynı tabloyu görmek mümkün.

Bir okulda yapılan zorbalık cezasız kalıyorsa, bir sonraki olayın daha ağır olması şaşırtıcı değildir. Trafikte yapılan küçük bir kural ihlali görmezden geliniyorsa, yarın daha büyük bir kazanın yaşanması kaçınılmaz hale gelir. Sosyal medyada küfür ve hakaret ifade özgürlüğü kisvesi altında normalleştiriliyorsa, gerçek hayattaki öfke ve şiddet de büyür.
Son dönemde gençlerin karıştığı şiddet olayları hepimizi düşündürüyor. Bir öğrencinin arkadaşına, bir gencin yaşıtına, hatta bazen öğretmenine veya ailesine karşı sergilediği saldırgan davranışlar bir günde ortaya çıkmıyor. Bunlar yıllarca görmezden gelinen küçük kırıkların sonucudur.

Aile içinde kurulmayan iletişim, okulda fark edilmeyen değişimler, çevrenin umursamadığı davranışlar ve dijital dünyanın kontrolsüz etkisi... Her biri birer kırık camdır.
Ne yazık ki günümüzde sorunları çözmek yerine sonuçları konuşmayı tercih ediyoruz. Bir felaket yaşandığında üzülüyoruz, birkaç gün tartışıyoruz ve ardından yeni bir gündemin peşine düşüyoruz. Oysa asıl mesele, o felakete giden yolu yıllardır neden görmediğimizdir.

Toplumlar büyük krizlerle değil, küçük ihmallerle çürümeye başlar. Bir çöpün yere atılmasıyla, bir duvara yazı yazılmasıyla, bir kuralın ihlal edilmesiyle, bir saygısızlığın hoş görülmesiyle…

Bugün çevremize baktığımızda sadece kırık kaldırımlar, tahrip edilmiş parklar ya da bakımsız binalar görmüyoruz. Aynı zamanda kırılan değerleri, zayıflayan vicdanları ve kaybolan toplumsal sorumluluk duygusunu da görüyoruz.

Eğer gerçekten daha güvenli, daha huzurlu ve daha saygılı bir toplum istiyorsak, büyük sorunların ortaya çıkmasını beklememeliyiz. Çünkü bazen bir toplumun geleceği, tamir edilmeyi bekleyen küçük bir kırık camın arkasında saklıdır.

Ve unutmayalım; kırık camlar zamanında onarılmazsa, bir gün bütün bina sallanmaya başlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ayşe Aktaş -


güvenlik doğrulaması tamamlanınca gönderebilirsiniz

Yorum yazarak Aydın Cesur Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aydın Cesur Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aydın Cesur Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Nazilli Şoförler Odası seçimlerinde hangi adayı destekliyorsunuz?