Bir çocuğun kaybı bir toplumun kaybıdır

Türkiye’nin gündemini sarsan Kahramanmaraş ve Siverek merkezli öğrenci şiddeti olayları, sadece güvenlik ya da disiplin meselesi değil; aynı zamanda derin bir psikolojik uyarıdır. Bu noktada en büyük sorumluluklardan biri de ailelerin omuzlarında duruyor.

Okullar; bilginin, ahlakın ve geleceğin inşa edildiği yerlerdir. Ancak bugün geldiğimiz noktada, bazı gençlerin öfkesini kontrol edemediği, şiddeti çözüm olarak gördüğü bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu durum, “Nerede yanlış yapıyoruz?” sorusunu hepimize sorduruyor.

Çocukların ruh dünyası, sandığımızdan çok daha hassas ve kırılgan. Özellikle ergenlik döneminde yaşanan kimlik arayışı, öfke, yalnızlık ve anlaşılmama duygusu, doğru yönlendirilmediğinde tehlikeli sonuçlara yol açabiliyor. Aileler çoğu zaman “Benim çocuğum yapmaz” diyerek bazı sinyalleri görmezden geliyor. Oysa çocuklar değişimi bağırarak değil, çoğu zaman sessizce gösterir.

Ailelerin burada yapması gereken en önemli şey; çocuklarıyla gerçek bir iletişim kurabilmektir. Sadece “ders çalış” diyen değil, “ne hissediyorsun?” diye soran ebeveyn olmak gerekiyor. Çocuğun kendini ifade edebileceği güvenli bir ortam oluşturulmadığında, o duygu başka kanallardan çoğu zaman yanlış şekilde dışa vurulur.

Ayrıca çocukların dijital dünyada neyle karşı karşıya olduğunu bilmek de hayati önem taşıyor. Kontrolsüz sosyal medya kullanımı, şiddeti normalleştiren içerikler ve sanal zorbalık, gençlerin psikolojisini ciddi şekilde etkileyebiliyor. Bu nedenle aileler, yasaklayıcı değil rehberlik eden bir tutum sergilemeli.

Bir diğer kritik konu ise profesyonel destekten çekinmemek. Psikolojik destek almak hâlâ toplumda yanlış algılanabiliyor. Oysa bir çocuğun ruh sağlığını korumak, en az fiziksel sağlığı kadar önemli. Gerekirse bir uzmandan destek almak, sorunu büyümeden çözmenin en sağlıklı yoludur. Sonuç olarak; bu tür acı olayların tekrar yaşanmaması için sadece okulları ya da yetkilileri suçlamak yeterli değil. Aileler, çocuklarının sadece karnesine değil, kalbine de bakmalı. Çünkü ihmal edilen her duygu, bir gün beklenmedik bir şekilde karşımıza çıkabilir.

Unutulmamalıdır ki; bir çocuğun kaybı, bir toplumun kaybıdır. Şiddetin değil, anlayışın ve eğitimin konuşulduğu bir gelecek için bugün harekete geçmek zorundayız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ayşe Aktaş -


güvenlik doğrulaması tamamlanınca gönderebilirsiniz

Yorum yazarak Aydın Cesur Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aydın Cesur Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aydın Cesur Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Nazilli Şoförler Odası seçimlerinde hangi adayı destekliyorsunuz?