Türkiye’de konut kiraları pandemi süreciyle birlikte yakıcı bir sorun haline geldi. Pandemi döneminde, kira artışlarıyla ilgili hükümet tarafından belirlenen yüzde 25 artış sınırı, sürecin sona ermesiyle kaldırıldı. Bütün sorun da tam olarak bundan sonra başladı. Büyük illeri bir kenara bırakarak soruna Nazilli üzerinden değinmek istiyorum.
Emeklilerin ve asgari ücretli çalışanların yoğunlukta olduğu Nazilli’de konut kiraları aldı başını gidiyor. Özellikle son 2 yıl içinde ev kiralayanlar devasa ücretler ödemek zorunda kalıyor. 15-20 yıllık dairelere 20-25 bin lira civarında hatta daha fazla kiralar isteniyor. Bana göre bu rakamlar, Nazilli gibi sanayi ve tekstil istihdamının çok az olduğu, tarımsal üretim, tarımsal ticaret ve hizmet sektörü dışında çalışma hayatının olmadığı şehirde kabul edilemez.
Burası büyük şehir değil ilçe. Burada, ‘Çarşıya, merkeze yakın’ gibi kavramların yeri yok. Köyler hariç zaten bütün mahalleler merkeze en fazla 15 dakika uzaklıkta. Ev sahiplerin yüksek kira fiyatları ile ilgili savunmaları da ayrı bir tez konusu. Neymiş enflasyon, neymiş hayat pahalılığı. Ey ev sahipleri bu bahsettikleriniz kiracılar için de geçerli. Kiracılar Nazilli’de ev kiralayıp gidip başka ülkede yaşamıyor. Kira belirlerken elinizi banka cüzdanlarınıza değil vicdanınıza koyun, yan dairenin fiyatını değil adaleti esas alın.
Bir ailede iki kişi asgari ücretle çalışıp eve giren paranın yarısıyla sadece kira öder hale geldi Nazilli’de. Emeklilerin halini söylemeye dahi gerek yok. Ev almak artık günümüzde çok zor. Bunun nedenini zaten herkes biliyor. Yoksa kimse kirada oturmak istemez. Ama kiracı diye de insanlara bu kadar mali zulüm edilmez. Vatandaş zaten zor şartlarda kıt kanaat geçinmek için uğraşıyor. Biraz adaletli ve vicdanlı olmak lazım. Evet zor şartlarda yıllarca çalışıp mülk edinmiş olabilirsiniz ve bununda karşılığını almak istiyorsunuz. Ancak bunun bedelini kiracılara ödetmek doğru değil.
Ayrıca şu noktaya da dikkat çekmek istiyorum; Kira artış dönemlerinde zam oranı, yapılan kontrat yani kanun gereği, TÜİK tarafından açıklanan 12 aylık Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ortalaması baz alınarak belirleniyor. Fakat bazı ev sahiplerine bu artış rakamları yeterli gelmediği için yeni bir yönteme başvuruluyor. Örneğin; TÜFE’ye göre yeni kira 25 bin lira olması gerekirken ev sahibi tarafından kiracıdan 27-28 bin lira kira talep ediliyor. Bu da kiracının yılda yaklaşık 24 ila 36 bin lira fazla kira ödemesi demek. Ancak kiracı, daha ucuz kiralık bir eve geçmesinin maliyetinin en az yaklaşık 60-70 bin lira civarında olacağını bildiği için mecbur ev sahibinin talep ettiği kanuni artış dışındaki zam oranını kabul ediyor. Ev sahibi de bundan dolayı kiracının çıkmayacağını bildiği için fazladan artışı talep ediyor. Ev sahipleri, isteğiniz o fazladan 2-3 bin lira bir evin haftalık Pazar masrafı yada fatura giderleri.
Elbette böyle olmayan, meseleye bu şekilde yaklaşmayan ev sahipleri de yok değil. Fakat sayıları çok az. Onlara bütün kiracılar adına teşekkür ediyorum. Buradan ev sahiplerine çağrımdır, zaten hayat şartları çok zor gelin bu durumu daha da zorlaştırmayın. Elinizi vicdanınıza koyun banka cüzdanlarınıza değil!
Yorum yazarak Aydın Cesur Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aydın Cesur Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aydın Cesur Haber değil haberi geçen ajanstır.
Şimdi oturum açın, her yorumda isim ve e.posta yazma zahmetinden kurtulun. Oturum açmak için bir hesabınız yoksa, oluşturmak için buraya tıklayın.
Yorum yazarak Aydın Cesur Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aydın Cesur Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aydın Cesur Haber değil haberi geçen ajanstır.