(ÖZEL HABER)- Nazilli’de 1966 yılında doğan Erdoğan Bayburt, gurbetçi bir ailenin oğlu olarak 2 yaşında Almanya’ya gitti. Orada geçen 10 yılın ardından ailesiyle Türkiye’ye döndü. Nazilli’de Endüstri Meslek Lisesini bitiren Bayburt, ardından Türk Silahlı Kuvvetleri’nde 5 yıl jandarma subayı olarak görev yaptı. Görev sırasında yaşadığı bir yaralanma nedeniyle emekli olunca hayatının yönü tamamen değişti.
GÜNEY AFRİKA’DA YENİ BİR HAYAT
1990 yılında Güney Afrika Cumhuriyeti’ne adım atan Bayburt’un kaderi orada bir anda değişti. Ülkeye indiği gün bir kumarhanede bodyguard olarak işe başladı. Kısa sürede kendini geliştirdi, çalıştı ve yükseldi. Bodyguardlıktan Mercedes servis müdürlüğüne kadar uzanan bu yolculukta Bayburt’un hayatı bambaşka kariyere ve ilginç deneyimlere sahne oldu. Bu süreçte eğitimine devam eden Bayburt, elektromekanik mühendisliği okudu ve Mercedes’te mühendis, tamirci, eğitmen olarak 35 yıl boyunca görev yaptı. Son 20 yılda ise şirketin ithalatçı ve distribütör ağlarında farklı ülkelerdeki teknisyenlere eğitimler verdi.
"Afrika’da gitmediğim ülke kalmadı" diyen Bayburt, Güney Afrika’dan Botswana’ya, Uganda’dan Kenya’ya kadar 18 yıl boyunca Afrika kıtasının neredeyse tamamında görev yaptı. Bununla da bitmedi: 3 yıl Japonya, 4 yıl Amerika Birleşik Devletleri, 2 yıl İngiltere, 1 yıl İsveç, 7 yıl Almanya… Derken yıllar boyunca dünyayı dolaştı, çalıştı, yaşadı ve en önemlisi her kültürden insanla tanıştı.
NAMİBYA’DA UNUTULMAZ BİR KARŞILAŞMA
Erdoğan Bayburt’un, hafızasına kazınan en ilginç anılarından biri ise 1994 yılında Namibya’da yaşandı. Mercedes standında Türk bayrağını astığı bir fuar sırasında genç bir Afrikalı yanına geldi. Bayrağa baktı, sonra ona dönüp Türkçe "Abi, hayırlı işler" dedi. O anda büyük şaşkınlık yaşayan Bayburt, genç adamın Türkçe’yi Berlin’de Türk arkadaşlarından öğrendiğini duyunca bu tesadüf onu derinden etkiledi. Diplomatik ilişkilerin bile olmadığı bir ülkede, hiç Türkiye’ye gitmemiş bir Afrikalının Türkçe konuşması onun için unutulmaz bir anı olarak kaldı.
“İNSANIN MEMLEKETİ DOĞDUĞU DEĞİL, HATIRALARININ OLDUĞU YERDİR”
Dünya ülkelerini dolaşan, onlarca kültürü tanıyan Erdoğan Bayburt, yıllar sonra neden Nazilli’ye dönüş kararı aldığı şöyle anlattı: ‘’Gelme sebebimi herkes de merak ediyor. "Niye geldin?" diyorlar. E ben de diyorum ki "Havası güzel" diyorum. İsveç'in gri gökyüzü gerçekten insanı depresyona sokuyor, Nazilli gibi bir yerden sonra. İnsanın memleketi doğduğu değil, doyduğu yer de değil. Aslında insanın memleketi çocukluk hatıralarının olduğu yer olduğunu anladım. Nazilli'de mutluyum. Ailem burada, arkadaşlarım burada. Onlarla beraber zaman geçirmekten zevk alıyorum. Bu iş yerini Mercedes yedek parça ve tamir üzerine açtım Nazilli'de. Herkes bildiği bir işi yapmalı, bilmediği işe kalkışmamalı diye düşünüyorum. Aynı zamanda hem insanlara yardımcı olmaya çalışıyorum, araçlarının bakımında, tamirinde. Aynı zamanda da beni meşgul ediyor. Ve burası da emekli olan bütün devre arkadaşlarımın, Nazilli'deki okul arkadaşlarımın toplanma yeri olarak kullanıyoruz. Evde hanımların günü olduğu zaman hepsi burada.’’
DİZEL ARAÇLARDA LPG KULLANIMI ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR
Bayburt yıllar önce Avustralya’da gördüğü dizel motorlarda LPG kullanımı sistemini geliştirdi. Üzerinde çalıştığı sistem hakkında bilgiler veren Bayburt şunları söyledi: ‘’Avustralya'da bundan 20 yıl önce gördüğüm, dizel araçlarda LPG sisteminin kullanılması hakkında da çalışma yapıyorum. Benzinli araçlarda LPG kullanımı zaten var yıllardan beri dünyada ve Türkiye'de. Dizel araçlarda LPG sistemi Avustralya'da özellikle, Yeni Zelanda'da, İngiltere'de ve Amerika'da çok yaygın fakat bizim ülkemizde yaygın değil. Bunu Türkiye standartlarına göre geliştirdim. Tekerlekli, binek araçlarında değil de sabit hızlı, yani jeneratörler, tekneler, iş makinelerinde %40'a varan oranda tasarruf sağladığını gördüm. Düşünebilirim mesela bir iş makinesi maden ocağında çalışan bir iş makinesi yılda 1 ton mazot (dizel) yakıyorsa, yakarken bunun 400 litresini tasarruf ettiğini düşünürsek çok ciddi rakamlardan bahsediyoruz. Normal otobüs, kamyon, binek araçlarında maliyeti kurtarmıyor çünkü işin içerisine yol ve şoför faktörü de giriyor.’’
GENÇLERE VE AİLELERE TAVSİYESİ: “ALTIN BİLEZİK HER ŞEYDİR.”
Erdoğan Bayburt’un en çok üzerinde durduğu konulardan biri de meslek sahibi olmak. Yıllarca dünyayı dolaşmış bir mühendis olarak yurt dışına gitmek isteyen gençlere seslenen Bayburt; ‘’Mesleğiniz yoksa, elinizde altın bileziğiniz, sanatınız yoksa hiçbir yere gitmeyin. Yurtdışında hayat kolay değil. Burada hiç olmazsa aç kaldığınız zaman size bir ekmek verecek olan mutlaka birisi çıkar. Hangi lokantaya giderseniz gidin, bana bir tas çorba verin dediğiniz zaman verirler. Yurtdışında bunu yapamazlar, hatta polis çağırırlar. Sanat öğrenilmesini tavsiye ediyorum genç arkadaşlarımızın. Herkes okumak zorunda değil. Benim iş yerimin karşısında taş duvar var. Doğal taşlardan yapılma bir duvar. Bunu her yerde görürsünüz. Yol kenarında, tren yolu geçitlerinde, köprülerde... Bu taşı döşeyen ustanın bugün günlük yevmiyesi 5.000 lira. Bu ustaya harç çeken, taşı taşıyan, yani işçi kardeşimizin günlük yevmiyesi bugün Türkiye'de 2.500 lira. Herkes okumak zorunda değil. Anne babalara da sesleniyorum: Çocuğum okusun diye ısrar etmeyin. Meslek sahibi olmak çok daha önemli. Üniversiteyi bitirmiş, diploması var fakat mesleği yok. Altın bilezik dediğimiz olay çok önemli. Dünyanın neresine giderseniz gidin, eğer elinizde bir sanatınız varsa aç kalmazsınız’’ dedi.
“KUSURSUZ ÜLKE YOK, HUZURU BİZ YANIMIZDA TAŞIRIZ’’
Yıllarca farklı ülkelerde yaşayan Bayburt, yaşam tecrübesini şöyle aktardı: "Şimdi bana soruyorlar, diyorlar ki: 'Hangi ülke daha en güzel ülke? Nerede yaşanılır?' Şunu gördüm: Kusursuz bir ülke yok yeryüzünde. Her ülkenin kendine göre pozitif ve negatif yönleri var. Bir de bizim beklentilerimiz var. Neyi bekliyoruz gittiğimiz ülkede? Kimisi der ki: 'Ben mutluluğu arıyorum, huzuru arıyorum.' Huzur ve mutluluk bizi gittiğimiz yerde beklemiyor, biz beraberimizde götürüyoruz huzur ve mutluluğu. Dünyada diyeceksin ki en güzel yaşanacak ülke mesela Güney Afrika Cumhuriyeti: Çok muhteşem, çok güzel bir ülke ama can güvenliği yok, suç oranı çok yüksek. Yani kapın açık bir şekilde oturamazsın Güney Afrika'da. Mesela Almanya çok güzel bir ülke ama aşırı kuralcı, kuralları çok katı, çok keskin. Ben kurallar başkaları içindir, bana işlemez, benim için değil diyorsan, Almanya'ya gitmeyeceksin. Japonya: Çok kibar, nazik insanlar fakat hayat yok Japonya'da. Yani robot gibi insanlar. Gülümsüyor ama içten gülümsemiyor, biliyorsun içten gülümsemediğini. İsviçre: Muhteşem güzellikte bir ülke ama insanları şu buzdolabının dondurucusundan farksız. Bence dünyada yaşanacak en güzel ülke diye bir ülke yok. Her ülkenin pozitif ve negatif yönleri var. Bizim ne beklediğimize bağlı, ne istediğimize bağlı."
‘’NAZİLLİ’NİN KADERİ BÖYLE OLMAMALI’’
Nazilli’yi çok sevdiğini ifade eden Erdoğan Bayburt; ‘’Nazilli’mizi seviyorum. Maalesef Nazilli'nin kaderi böyle olmamalı diye düşünüyorum. ‘Nazilli atide vilayet olacaktır’ diye bir sözü de var Atatürk'ün. Vilayet olup olmaması önemli değil. Vilayet olduğu zaman Nazilli ekonomisi gelişecek mi? Soru işareti burada. Yoksa hayat daha da mı pahalılaşacak vilayet olduğu için? Ben karşıyım vilayet olmasına. Nazilli ilçe olarak kalmalı diye düşünüyorum. Bu benim kişisel görüşümdür. Şu anda yaşamak için de çok güzel bir şehir Nazilli. Bir arkadaşımın dediği gibi "Ölmek için de çok güzel bir şehir" Nazilli. Zaten gelen memur bir daha gitmiyor ya da emekli olduğu zaman bütün Nazilliler şehrimize tekrar geri dönüyoruz. Bakın aralık ayına geldik. Hâlâ dışarıda hava güzel, sıcak. İnsan doğduğu toprakların, çocukluk hatıralarının geçtiği yerin özlemini duyuyor. En büyük sebep bu yurtdışından gelmenin. Her şey parayla ölçülmüyor. Maneviyat da önemli, huzur duymamız da önemli’’ dedi.
Yorum yazarak Aydın Cesur Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aydın Cesur Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aydın Cesur Haber değil haberi geçen ajanstır.
Şimdi oturum açın, her yorumda isim ve e.posta yazma zahmetinden kurtulun. Oturum açmak için bir hesabınız yoksa, oluşturmak için buraya tıklayın.
Yorum yazarak Aydın Cesur Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aydın Cesur Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aydın Cesur Haber değil haberi geçen ajanstır.