Depremin yaratmış olduğu travmalar neler?

Nazilli’de Özel Özüm Psikoloji Danışma Merkezinde hizmet veren Uzman Klinik Psikolog Halil Utku Altın, Aydın Cesur Haber’e depremin yaratmış olduğu ruhsal tepkilerin neler olduğunu açıkladı.

Ayşe Aktaş
Ayşe Aktaş Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Deprem, yer aldığı coğrafyada oluşturduğu yapısal yıkımın yanı sıra insanların yaşamlarını derinden sarsma ve ciddi psikolojik etkiler yaratma gücüne sahip bir doğa felaketidir. Deprem ve sonrasında verilen tepkiler; olayın şiddeti, mağdurların kişilik yapıları, toplumsal değerler nedeniyle farklılıklar gösterir. Deprem sonrası bazı duygusal tepkilerin oluştuğunu açıklayan Uzman Klinik Psikolog Halil Utku Altın, “Afete doğrudan maruz kalmış olsun ya da olmasın etkilerini üzerinde fazla hisseden, kendilerinde bir takım davranış değişiklikleri gözlemleyen bireylerin en yakın ruh sağlığı uzmanına başvurmaları gerekebilir” şeklinde konuştu.

‘’AKUT STRES BOZUKLUKLARI ORTAYA ÇIKABİLİR’
Büyük bir afet geçirdiğimizin altını çizen Uzman Klinik Psikolog Altın, “Öncelikle ülkemizin başı sağ olsun diyerek cümlelerime başlamak istiyorum. Büyük bir afet geçirdik hatta geçirmeye devam ediyoruz. Dostlarımızın, arkadaşlarımızın, vatandaşlarımızın telafisi olmayan kayıpları söz konusu. Bu tür toplumsal travmatize olaylar yaşayanlarda, buna şahitlik edenlerde uzun yıllar etkileri görülecektir. Bu tür toplumsal yas oluşturan olaylar sonrasında, ruhsal tepkiler sadece bugün ile açıklanamaz. Bugünlerde sadece akut stres bozukluklarından bahsedebiliriz. Akut stres bozuklukları travmatik bir olaydan hemen sonra ortaya çıkan ruhsal problemlerdir. Ancak deprem ve etkilerinin yarattığı ruhsal problemlerin, aylar ve yıllara yayılmış şekilde kendisini gösterebilme durumu vardır. Daha uzun sürelerde hayatımızı, dünya görüşümüzü, algımızı, değer yargılarımızı sorgulamamıza sebep olabilecek bir olay yaşadık. Aslında yaşamış olduğumuz deprem olayını tek bir pencereden değerlendirebilmek mümkün değildir” dedi.

‘AFEDZEDE OLAYLA İLGİLİ KONUŞMAK İSTEMEZ’
Depremin yaratmış olduğu ruhsal etkiler; depremi yaşayan, sürecin içinde olan insanların zihinsel yapılanmaları ve ruhsal süreçleri ile değerlendirilmesi gerekirken bir de depreme doğrudan maruz kalmayıp, yakınlarını kaybetmeyip olayı televizyonlardan, sosyal medyadan takip edenler ayrı bir etkilenme içerisinde yer aldığını vurgulayan Altın, ”Deprem sonrasında bazı duygusal tepkiler oluşmaktadır. Bunlar; korku, çaresizlik, uykusuzluk, kendinizin ve yakınlarınızın güvenliği konusunda endişe duyma, huzursuzluk, üzüntü, rahatsızlık verici rüyalar, suçluluk vb. hisler ortaya çıkabilir. Bunlar olağandışı olaylara verilen olağan tepkiler olduğunu bilmek gerekiyor. Travmatize olay sonrasında zihnimiz 4 önemli tepki geliştirir. İlki psikolojik şok dönemidir. Bu dönem ilk yirmi dört saat ve biraz daha uzun sürebilmektedir. Ani fizyolojik uyarılmalar, aşırı hassasiyet geliştirme, mantıklı düşünememe, karar verememe, hafıza ve dikkat sorunları yaşama, donakalma gibi reaksiyonlar psikolojik şok döneminde kendisini gösterir. Sonrasında iki ile altı gün sonrasında zihnimizde tepki dönemi kendisini göstermeye başlar. Bu dönem içerisinde kaygı, korku, öfke, yalnız kalmakta endişe duyma, bulantı, çarpıntı gibi tepkiler kendisini göstermektedir. Yaklaşık bir iki haftanın sonunda zihinsel işlemleme ve farkındalık süreci içerisine girmeye başlarız. Bu dönemde oluşabilecek tepkiler; Afetzede olayla ilgili konuşmak istemez, Kaybedilenler için yas tutulmaya başlanır. Üzüntü ve özlem gibi güçlü duygular yoğun olarak yaşanabilir. Hafıza ve odaklanma sorunları oluşabilir. Kişiler arası ilişkilerde öfke hali ve çatışmalar yoğun olarak yaşanabilmektedir. Son olarak ise afetin üzerinden uzun bir zaman geçtikten sonra iyileşme ve uyum sağlama süreci başlar. Bu dönem içerisinde direnç gösterme yavaşlar ve yaşama uyum gösterme davranışları görülür. Duygusal iyi hissetme yaşanır ve gelecek planları kurulmaya başlanılır. Yaşanılan afet anıların bir parçası olur ve zihni ilk zamanlar gibi yoğun olarak meşgul etmez. Afet sonrasında travma dönemleri tüm kişilerde aynı şekilde kendisini göstermeyebilir.”

‘İNSANLARIN DESTEĞİ ÇOK ÖNEMLİDİR’
Deprem bölgesinde olan ya da yaşadığı bölgeyi terk etmek zorunda olan kişilerin en temel ihtiyaçları şu anda; duyulmak, temas ve sevgi olduğunu bilmek gerektiğini açıklayan Altın,” Bu tür afet olayları sonrasında en ağır tablo insanların kendilerini yalnız hissetmeye başladıkları anda ortaya çıkmaktadır. Yanlarında olunduğunun hissettirilmesi gerekiyor. Şu anda afet bölgesinden, bölgemize gelmiş ya da afet bölgesinde kalmaya devam eden insanların hissetmiş olduğu en büyük hisleri yokluk ve yalnızlık duyguları. O tehlikeyi yaşamış vatandaşlarımız güvenli bölgelere taşınsa bile üzerlerinde taze korkuları var. Bu tür korkular sonrasında zihnimiz gerçekçi düşünebilme yeteneğinde blokeler oluşur. Bu durumu en sağlıklı şekilde atlatabilmek için diğer insanların desteği çok önemlidir. Ortaya çıkabilecek duygusal tepkiler için ister depreme doğrudan maruz kalınsın ister kalınmasın, yaşamış olduğunuz duygusal tepkileri sizi dinleyebilecek yakınlarınız ya da ruh sağlığı çalışanları ile konuşmaktan kaçınılmamalıdır. Sosyal destek, bireylerin yaşamış olduğu ruhsal travmalar üzerinde iyileştirici etkilere sahiptir. Duygularınızı, üzüntülerinizi, kaygılarınızı bastırmaya çalışmayın. Çok sert deneyim yaşadık çünkü. Akut dönemlerden geçerken zihnimizin ihtiyaç duyduğu en önemli şey sosyal destektir. Güven zedeleyici, sizi kaygı ve korkuya sürükleyecek sözlere sahip olan insanlarla belli bir dönem mesafe oluşturmanızı tavsiye ederim. Şu anda hepimizin iyi hissetmeye ihtiyacı var. Hasarlarımız çok büyük. Ancak yaralarımızı birlikte saracağız” ifadelerine yer verdi.

‘EMPATİ KURDUĞUMUZDA SUÇLULUK HİSSEDEBİLİRİZ’
Deprem haberlerinden dolayı etkilenen vatandaşlar için ise bir takım davranış değişiklikleri olduğunu söyleyen Altın, “Şu anda birçoğumuz afet bölgesinde bulunan insanlara yardımcı olmak istiyoruz. Bu çok güzel bir dayanışma örneği. Evimizde oturduğumuz için uyuduğumuz için yemek yediğimiz için afetzedeler ile empati kurduğumuzda suçluluklar hissedebiliriz. Bu çok doğal bir tepkidir. Ancak hepimizin üstümüze düşen bazı görevleri var. Bedenen afet bölgesinde yardımcı olamasak bile deprem haberlerinden dolayı yoğun şekilde etkilenmiş, korkmuş, travmatize olmuş bireyler çevremizde olabilir. Komşunuzun kapısını çalın. Özellikle tek kalan, yakınlarından uzakta olan komşularınızın, tanıdıklarınızın, yaşlılarımızın kapılarını çalın arayın onları. Eşinize, dostunuza yakınlarınıza bakın. Onların kaygıları, korkuları varsa konuşun, onların yanında olduğunuzu, yalnız olmadıklarını hissettirin. Yapabileceğimiz en iyi şey şu anda budur. Çünkü afet bölgesinin kalifiyeli, nitelikli, bunun eğitimini almış, afet bölgesi yönetimini bilen kişilere ihtiyacı var. Afete doğrudan maruz kalmış olsun ya da olmasın etkilerini üzerinde fazla hisseden, kendilerinde bir takım davranış değişiklikleri gözlemleyen bireylerin en yakın ruh sağlığı uzmanına başvurmaları gerekebilir” diye konuştu.

21 Şub 2023 - 13:47 - Sağlık

Muhabir  Ayşe Aktaş


güvenlik doğrulaması tamamlanınca gönderebilirsiniz

Yorum yazarak Aydın Cesur Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aydın Cesur Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aydın Cesur Haber değil haberi geçen ajanstır.