Aydın ve Nazilli ekonomisinin lokomotif ürünlerinden kuru incirde üreticinin gözü piyasada. Bir yıl boyunca bahçesinde emek veren üretici; işçilikten mazota, gübreden ilaçlamaya kadar yükselen maliyetler karşısında ürününün hak ettiği değeri bulmasını bekliyor.

Nazilli Ticaret Borsası Başkan Adayı Birkan Şen, incir üreticisinin yaşadığı sorunların yalnızca çiftçinin değil, bölge ekonomisinin tamamının meselesi olduğunu belirterek Ticaret Borsası’nın sahada daha güçlü bir rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.

“ÜRETİCİ SIKINTIDAYSA BORSA SESSİZ KALAMAZ”
İncirin Nazilli ve çevresinde binlerce ailenin geçim kapısı olduğuna dikkat çeken Şen, üreticinin sorunlarının yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti.

Şen, “Üreticimiz bir yıl boyunca bahçesinde çalışıyor. Budamasını yapıyor, gübresini atıyor, ilacını kullanıyor, işçisini çalıştırıyor. Hasat zamanı geldiğinde ise tek beklentisi alın terinin karşılığını almak. Üretici sıkıntıdaysa, ürününün değerini bulamadığını söylüyorsa borsa buna seyirci kalamaz” ifadelerini kullandı.

“BORSA FİYATIN YAZILDIĞI YERDEN İBARET DEĞİLDİR”
Nazilli Ticaret Borsası’nın incir piyasasının en önemli kurumsal aktörlerinden biri olması gerektiğinin altını çizen Birkan Şen, borsacılık anlayışına ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi.

Şen şöyle konuştu:

“Bizim borsa anlayışımız sadece günlük fiyatların takip edildiği, rakamların ilan edildiği bir yapı değildir. Borsa; üreticinin sesini duyurmalı, tüccarın sorununu bilmeli, ihracatçının önündeki engelleri takip etmeli. Gerektiğinde Ankara’da kapı çalmalı, gerektiğinde ilgili bakanlıkların karşısına sektörün talepleriyle çıkmalı. Borsa, bu bölgenin üretim ve ticaretteki gücünü temsil eden büyük bir kurum olmalıdır.”

“İNCİRİN SAHİBİ BU TOPRAKLAR, EMEĞİN SAHİBİ ÜRETİCİDİR”
Aydın incirinin dünya çapında marka değerine sahip olduğuna işaret eden Şen, bu değerin temelinde üreticinin emeğinin bulunduğunu vurguladı.

“Dünyanın talep ettiği bir ürünü yetiştiriyoruz. Aydın incirinin arkasında yılların emeği,

tecrübesi ve bu toprakların üretim kültürü var. Ama bu başarıyı konuşurken o inciri dalında yetiştiren üreticimizi unutamayız. Ürün değerliyse üreticinin emeği de değerli olmak zorundadır.”

ÜRETİCİ, TÜCCAR VE İHRACATÇI AYNI MASADA
İncir piyasasında üretici ile tüccarın karşı karşıya getirilmesinin doğru olmadığını belirten Şen, kalıcı çözümün sektörün bütün taraflarının ortak hareket etmesinden geçtiğini ifade etti.

Üreticinin kazanamadığı bir sistemin sürdürülebilir olmayacağını dile getiren Şen, aynı şekilde tüccarın ve ihracatçının sorunlarının da görmezden gelinemeyeceğini kaydetti.

Şen, “Üreticimiz, tüccarımız, işletmecimiz ve ihracatçımız birbirinin rakibi değil, aynı zincirin halkalarıdır. Nazilli Ticaret Borsası da bu halkaları aynı masada buluşturabilecek kurumsal güce sahip olmalıdır” dedi.

“ÜRETİCİNİN KAPISINA BİZ GİDECEĞİZ”
Başkanlık anlayışlarının sahadan kopuk olmayacağını belirten Birkan Şen, üreticinin borsaya gelerek derdini anlatmasını bekleyen değil, üreticinin ayağına giderek sorununu dinleyen bir yönetim hedeflediklerini söyledi.

Şen, “Üreticimiz bize ulaşmaya çalışmayacak, biz üreticimize ulaşacağız. Bahçeye gideceğiz, köye gideceğiz, tüccarımızın iş yerine gideceğiz, ihracatçımızın tesisine gideceğiz. Sorunu yerinde dinlemeden çözüm üretilemez” ifadelerini kullandı.

“ÜRETİCİ GÜÇLÜYSE NAZİLLİ GÜÇLÜDÜR”
Birkan Şen açıklamasının sonunda Nazilli Ticaret Borsası için hedeflediği yönetim anlayışını şu sözlerle özetledi:

“Biz güçlü bir Nazilli Ticaret Borsası istiyoruz. Üreticinin arkasında duran, tüccarına sahip çıkan, ihracatçısının dünya pazarındaki gücünü artırmak için çalışan bir borsa istiyoruz. Çünkü üretici güçlüyse tüccar güçlüdür, tüccar güçlüyse ihracat güçlüdür. Bunların tamamı güçlüyse Nazilli güçlüdür.

Borsa sadece fiyatı izleyen değil, üreticinin sesini Türkiye’ye duyuran güçlü bir kurum olmalıdır. Bizim hedefimiz budur.”