Mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun oluşturduğu Merkez Yönetim Kurulu tarafından Nazilli İlçe Başkanlığı’na atanan Naim Atmaca, önceki yönetimin, partinin demirbaşına kayıtlı olduğunu öne sürdüğü bilgisayar, yazıcı ve çeşitli eşyaların kendilerine teslim edilmediğini söyledi. Atmaca açıklamasında, demirbaşların yeni yönetime teslim edilmesi önceki yönetime için 3 gün süre verdi.
‘’HİÇBİR ŞEY ALMADIK, LAZIMSA YENİLERİNİ BAĞIŞLAYABİLİRİZ’’
Verilen sürenin dolmasının ardından eski başkan Aslıhan Ökmen dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kendisine ve yönetimine yönelik iddiaları reddeden Ökmen, parti binasından ayrılırken bilgisayar ve yazıcıların yerinde olduğunu vurgulayarak, “Biz oradan çıkarken video da çektik. Söylediği bilgisayar, yazıcı hepsi var. Eğer ikinciye lazımsa, ikinci bilgisayar ve yazıcı lazımsa onu da bağışlayabiliriz, çok sorun değil” şeklinde konuştu.
Kendisine ait şahsi eşyaları dahi parti binasında bıraktığını ifade eden Ökmen; “Benim kendi şahsımın kullandığı kupalarım var, onları bile almadım. Kendi odamda, kendi masamda kullandığım küllüğü bile almadım” dedi. Ökmen ayrıca parti binasında bulunan bazı eşyaların da parti bütçesiyle alınmadığını dile getirdi.
“40 TANE BİLE DEMİRBAŞ YOKTUR”
Partide yaklaşık 40 demirbaş bulunduğu yönündeki iddiaları da değerlendiren Ökmen, bu sayının gerçeği yansıtmadığını öne sürdü. Ökmen, “Demirbaş 40 bile değil. Neleri almışlar çok merak ediyorum” dedi. Aslıhan Ökmen, özellikle bulaşık makinesinin parti bütçesiyle alınmadığını, söz konusu eşyanın eşi tarafından partiye hediye edildiğini, demirbaş kaydına alınmadığını ve partide bırakıldığını söyledi. Ökmen YENİ Parti binasını yeni bir bulaşık makinesi alındığını kaydetti.
Atmaca’nın verdiği sürenin hukuki dayanağını da sorgulayan Ökmen, CHP Nazilli İlçe Başkanlığı’na yeni yönetimin atanmasının üzerinden yaklaşık bir ay geçtiğini belirterek, “Henüz yönetim kurulu bile yok. Hangi yönetim kurulu kararına, hangi yetkiye dayanarak ve hangi hukuki duruma dayanarak böyle bir süre veriliyor, ben onu anlamadım” ifadelerini kaydetti.
ATMACA’YA KLİMA FATURASI İDDİASI
Ökmen açıklamasında, Naim Atmaca’nın geçmişteki ilçe başkanlığı dönemine ilişkin de bir iddiada bulundu. Atmaca’nın geçmişte ilçe binasına klima aldığını ve bununla ilgili faturanın kendi şirketi üzerinden kesildiğini öne süren Ökmen, söz konusu ödeme konusunda da eleştirilerde bulundu. Ökmen, “Şimdi böyle bir kişinin şu anda bu ithamlarına, bu iftiralarına gerçekten aslında bir şey söylemeye gerek yok. Çok gülünç. Siyaseten çok trajik açıklamalar” dedi.
“PARTİ PARASIYLA BİR ŞEY ALMADIK”
Aslıhan Ökmen, kendi döneminde parti bütçesinin kullanımına ilişkin de açıklamalarda bulundu. Parti tarafından genel merkez kirası ile elektrik, su ve telefon faturalarının ödendiğini ifade eden Ökmen, bunun dışında parti bütçesiyle herhangi bir eşya veya hizmet alınmadığını belirtti. Ökmen, “Bizim partiden sadece genel merkez kirası ödenmiştir. Onun dışında elektrik, su, telefon faturaları ödenmiştir. Onun dışında hiçbir şekilde partinin parasıyla bir şey alınmamıştır” diye konuştu. Ayrıca yaklaşık 200 bin lira güncel değeri bulunduğunu belirttiği salon tipi klimanın yarısının parti bütçesiyle, kalan kısmını ise kendisinin ödediğini söyledi.
Ökmen, tartışmalara yol açan parti aracına ilişkin de bilgi verdi. Aracın yerinde olduğunu belirten Ökmen, “Partinin aracının anahtarı orada duruyor. Hangarda da duruyor zaten. Her şeyi, ruhsatı, sigortası her şeyi yapılmış haliyle duruyor” ifadelerini kullandı.
“BİZ ÇIKARKEN HER ŞEY YERİNDEYDİ”
Eski başkan Ökmen, CHP ilçe binasından ayrılışlarının basın mensupları tarafından görüntülendiğini hatırlatarak, bilgisayar ve yazıcının o sırada binada bulunduğunu savundu. Ökmen, “Biz sizlerle beraber ayrıldık. Çıkarken oranın videosunu çekmiştik. O esnada orada olan bilgisayar, yazıcı o zaman nerede? Nereye gitti? Kim aldı?” sözleriyle Atmaca’ya soru yöneltti. Ökmen ayrıca, kendisinin ve eski yönetimden diğer kişilerin partiye ait herhangi bir eşyayı almadığını belirterek, tartışmanın siyasi bir gündem oluşturma çabası olduğunu savundu.