Türk Kahvesi Osmanlı Dönemi’nden bugüne kültürümüzün önemli parçalarından. 16. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun Yemen Valisi olan Özdemir Paşa’nın, Yemen’de tadını çok beğenip, çekirdeklerini İstanbul’a göndermesi ve yeni yöntemlerle hazırlanarak damakları süslemesi ile başlayan bu kültür yolculuğu yaklaşık 500 yıldır sürüyor. 1979 yılında babasının yanında kahveciliğe başlayan 57 yaşındaki Harun Dövez, ‘’Babam vefat ettikten işleri ben yürütmeye başladım. Brezilya’dan getirdiğimiz kahveleri herkesin tadına ve damağına göre kavuruyoruz. İçim şekillerine göre hafif(açık), normal(orta) ve sert (koyu) adlandırdığımız 3 farklı kahvemiz var’’ dedi.
GÜNDE EN FAZLA ÜÇ FİNCAN
Yemeklerden en az 15 dakika sonra içilmesinin daha doğru olduğunu belirten Dövez şunları söyledi:
‘’ Yemeklerin hemen ardından içilmesinden ziyade biraz zaman geçtikten sonra içilmesi hazmı kolaylaştırır. Kahvenin içindeki kafein yorgunluğu alır. İnsana zindelik verir. Beynin dinlenmesi için yardımcı olur. Yediklerimizi sindirmede kolaylık sağlar. Kolon kanserini önlemede etkisinin olduğu söyleniyor. Sabah, öğle ve akşam olmak üzere günde 3 fincan içilmesi makbuldür. Fazlası zararlıdır. Kalpte çarpıntı yapar. Kolesterol, şeker ve tansiyon gibi rahatsızlıkları olan bireylerde de kahvenin olumsuz etkileri olabilir. Buna dikkat edilmeli.’’
TÜRK KAHVESİ’NİN PÜF NOKTASI KAVURMA ŞEKLİ
İyi kahvenin Brezilya’da yetişen, ham hali yeşil olan büyük çekirdekli kahve olduğunu dile getiren Dövez, ‘’Bizde kahvenin tiryakisi kahveyi sade diye tabir ettiğimiz şekersiz halde içer. Ülkemizde de kahve tiryakisi oldukça fazladır. Bundan dolayı da kaliteli kahveyi anlarlar. Aroması, rengi ve tadı açısından Brezilya kahvesi, Türk Kahvesi’nin hazırlanış yöntemine en uygun kahvedir. Başka bölgelerde yetişen kahveler bizim kavurma şeklimize uygun değil. Brezilya’da yetişen kahvelerin büyük çekirdekli olanları bize yeşil renkte ham haliyle gelir ve biz o kahveyi kendi yöntemlerimize göre kavururuz. Küçük çekirdekli kahveler bize uygun değil’’ dedi.
Dövez bu işte 4. kuşak olduğunu, artık halkın her kesiminin damak tadını bildiğini, gençlerin kahve kültürünün Avrupa kahvelerine yöneldiğini vurgularken, o kahvelerin sentetik ve zararlı olduğunu anlattı. Müşterileri ile birebir ilgilenerek onların isteklerine göre de kavurma yöntemine dikkat ettiklerini, herkesin damak tadına hitap etmeye çalıştıklarını söyledi.
Kahvenin yurt dışından ithal edildiği için fiyatlarının döviz kuru üzerinden artış gösterdiğini ifade eden Dövez, ‘’Piyasada iyi kahve 280 ile 300 lira arasında. Her kur artışını müşterilere yansıtmamaya çalışıyoruz. Elimizden geldiğince fiyatlara daha geç zam yapmaya çalışıyoruz’’ dedi.