Manisa’nın Soma ilçesinde liseden mezun olduktan sonra ODTÜ mimarlık üniversitesin kazanan Uğur Unan, yaklaşık 50 yıldır mesleğini ilk gün ki aşkla yapmaya devam ediyor. Çizimlerinde yaşayan 71 yaşındaki Mimar Unan, yetiştirdiği mimar gençlere feyz oluyor. Mesleğini, çizimlerini ve yurt dışında gerçekleştirdiği eserlerin yanı sıra resim ve şiirle ilgilenen Unan, gerçekleştirmek istediği demokrasi müzesinin detaylarını Aydın Cesur Haber’e anlattı.
‘MESLEĞİME BIKMADAN DEVAM EDİYORUM’
Ege bölgesinde ve yurt dışında yapmış olduğu projeleri anlatan duayen mimar Unan, ”Manisa’nın Soma ilçesinde liseyi bitirdikten sonra 8 ay maden ocağında işçi olarak çalıştım. Sonra ODTÜ mimarlığı kazandım. Çok istediğim bir meslekti. Ya tır şoförü ya mimar ya da gazeteci olacaktım. 1977 yılında mimarlıktan mezun oldum. Tekrar Somaya döndüm, Ege bölgesinde biraz daha dışarı çıktım Bulgaristan’da, Romanya’da oteller, binlerce ev yaptım. Bir kooperatifim İzmir Dikili’de bin 260 üyelikti. Bergama’da oteller, İzmir’de fabrikalar çizdim. Yaklaşık 50 senedir çiziyorum. Gözlerim iflas etmedi halen daha iyiyim. Doğayı seviyorum yeni şeyler yaratmayı seviyorum. Ara ara şiirler yazıyorum. Resim yapmayı seviyorum. En son bir resmim ‘Su Yangını’ isimli bir kitaba kapak oldu. Ne kadar yaşayacaksam o kadar çizeceğim ve yazacağım. Mesleğime bıkmadan devam ediyorum. Mesleğimden para kazanmak değil sadece mesleğimi yapmayı çok seviyorum” dedi.
‘GENÇ MİMARLAR MESLEKLERİNİ DOLU DOLU YAŞAMIYORLAR’
Günümüz genç mimarlarına tavsiyelerde bulunan Unan, mesleklerini tam anlamıyla yaşamadıklarının altını çizerek, ”Günümüzde eğitim düzeyinde sadece bizim mesleğimizde değil genelde bir düşüş var. Mesela bir bilimden kaçış var. Bizlerden çok daha fazla teknik imkanlara sahipler açtıkları zaman her şey karşılarında. Bizler kütüphaneye gidiyorduk saatlerde kitaplardan bilgiler arıyorduk. Genç mimarları izlediğim zaman şunu görüyorum; dikkat dağınıkları var. Mesleklerini tam anlamıyla dolu dolu yaşamıyorlar. Bir mimar projenin içine girdiği zaman orada başkalarını yaşatacaksa önce kendisi yaşamalı. Nasıl rahat edebilirim? Evin sahibi, çocukları nasıl rahat eder? onları düşünmeli. Birde yen şeyler yaratabilmemeliler.71 yaşındayım bu yaşta Nazilli’de oteli yeniden düzenlemesini yapıyorum. Bir güçlendirme sistemi kurdum. LPU denilen bir demir türünden u şeklinde. Tabi ki Allah göstermesin bir deprem olduğunda şu an o otel 15 şiddetinde bir depreme dayanır konumda olacak. Yine bununla birlikte son yaşadığımız depremle ilgili bizleri çok etkilediği için söylüyorum. İki katlı üç katlı evler çiziyorum. Hiçbir yatak odasının üzerinde beton yok. Hepsi çelik konstrüksiyon çatı. Bunun gibi pek çok konuda bir şeyler üretile bilinir. Otel odasının dolaplarını çelik yapıyorum. Onların hepsi yatak başlarını koruyucu kolonlar gibi duracaklar. Baştan verilen bazı kararlar çoğu zaman doğru olmuyor. Bugün ki arkadaşlarımdan da aynı hassasiyeti bekliyorum” diye konuştu.
‘TEKNİK BİLGİLERİ KİTAPLARDAN ARAŞTIRMAYA DEVAM EDİYORUM’
Teknolojiyi ve gelecek için yeniliklere araştıran, kendini her daim geliştirene Mimar Unan, çizimlerini halen daha cetvel ve kalemle yaptığını vurgulayarak, santimetrenin bile yapmış olduğu projelerdeki büyük önemi olduğunu vurguladı. Unan, ”Ben teknolojiden nefret ettiğim için halen daha kitaplarımdan buluyorum bilgilerimi. Hala teknik bilgileri araştırıyorum. Çizimlerimi hala cetvelim metremle yapıyorum. Teknoloji beni tembelleştirir. Ekranın karşısına geçtiğim zaman konsantre olamıyorum. Kâğıdımla, cetvelimde çizerken bir santimetre bile benim için çok önemli. Yarın bir gün öldüğümde santimetre karenin mimarıydı yazarsınız diyorum. Teknolojiden uzak olamam yenilikçi olmadığım anlamına gelmiyor. Eski moda çalışıyorum belki ama gayet modern çağa, hatta olmamış çağı çiziyorum. Üç boyutları bile elimle çiziyorum” ifadelerine yer verdi.
‘HAYALİM DEMOKRASİ MÜZESİ YAPMAK’
Hayata geçirdiği projelerle ilgili konuşan Unan, ”Yurt dışında Avusturya’da bir mimarla beraber bir müze yapmıştık. Halı müzesiydi ve halılar Bergama’dan gidiyordu. Orta Afrika’da Cumhuriyeti’nde bir elmas tüccarına rezidans yaptım. Alt katı iş yeri üst katları çalışanlarınındı. Her gün bahçesine 150 kişilik sofralar kurardı. Proje çok ilkel bir projeydi ben onu değiştirdim. Mimarlık sürecinde hayal edip yapmak istediğim yine beni en çok etkileyen bir müzeydi. Yine yapmak istediğim projeler arasında bir demokrasi müzesi var. Tarihi değerlerin olduğu, ziyaret edenleri eğitebilecek de bir yapı olsun istiyorum. Yetiştirdiğim yaklaşık 40 tane genç var. Beraber çalıştık onlarda sonra kendi bölgelerinde çalışmaya devam ediyor. Elimden geldiğince yardımcı oluyorum. Benim bilgim gençlerin elindeki teknolojiyle birleşiyor. Türkiye genelinde kişiliksiz bir yapılaşma var. Hiç kültürümüze uymuyor. Geleneğimize göreneğimize uygun binalar yapmamız gerekiyor. Çok gelişmenin getirdiği korkunç bir trafik var. Yeniden modern şehirleşmeyi Nazilli’ye getirebilmek gerekiyor” şeklinde konuştu.