Kuraklık, pandemi, savaş ve enflasyon artışıyla gelen zamlar, yem sektörünü sıkıntıya soktu. Yaşanan sıkıntıların ardından fiyatlardaki artış piyasayı durgunlaştırdı. Vatandaş bir önceki listeye alışamadan yeni fiyat listesini kabul etmekte zorluk yaşıyor.
'DEVLET KAZANDI'
Eski Güzelköy muhtarı, Şen Yem işletmesinin sahibi Ali Sema Şen, "Buğday hasatları bitti 3 aylık bir dönem vardı herkes depoları doldurdu Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) , tüccarlar mallarını aldı sezonu bitirdik. Fiyatlar ticaret borsalarına bağlı olarak günlük değişebiliyor. Borsaya çok mal girerse fiyat oynamıyor girmezse artış oluyor. Bu iç piyasanın durumu ve bizi bölge itibariyle daha çok etkiliyor. Fakat dış piyasa da fiyatlara yansıyor. Türkiye dış memleketlerden, ülkemizden temin edilen buğdayları işleyip un olarak dışarıya veriyor. Geçen sene kuraklıktan dolayı sezon başında dışarıya un satımı yasaklandı. 2021 sezonunda buğday kalktıktan sonraki fiyatlar 2 bin 300 ile 2 bin 500 TL arasında belirlendi. Tüccar, devlet bu paralara mal aldı ardından kuraklık, pandemi, kriz yaşanmasıyla fiyatlar üç katına çıktı. Sezon öncesinde dört katına çıkan fiyatlarda oldu. Bu artış sadece buğday için değil arpa, soya, mısır ve tüm tahıl grupları için geçerli oldu. Fiyatlar bununla da kalmadı mazotun, gübrenin maliyet artışıyla da yükseldi. TMO bu sene farklılık yaptı. Kendi aldığı buğday da normalde bir prim uyguladığı zaman herkese yansıtıyordu. Tüccar da tarla sahibi de primini alıyordu. Bu değişiklikten sonra tüccar, tarla sahibi prim alamadı. TMO kendi depolarını doldurdu yani bizler değil devlet kazandı" dedi.
'BU YIL GELEN ZAM LİSTESİNİ YENİLEMEKTEN YORULDUK'
Rusya buğday kapılarını kapattı fiyatlar arttı, kapıları açtı düşüş yaşanmadı diyen Şen," Biz yem işi yaptığımız için hayvancılığa bağlı olarak sektörel bir sıkıntı yaşıyoruz. Hayvancılık sektörü de şu an dibe vurdu. Devletin açıkladığı süt fiyatları üreticiyi kurtarmıyor bu sebeple kesimhanelere gönderiliyor. Bizim işimiz baltalanıyor. Eskiden hayvancılık sektörü iyiydi bizde iyiydik ama günümüzde durum böyle değil, masraflar üçe dörde katlanırken satışlarımız düşüyor. Benim bir kapasitem, maliyetim var ben iş yapabilmek her sektör gibi kar marjını dibe çekmek zorunda kalıyorum. Bu sene çok sık aralıkla zam geldi. Geçtiğimiz yıllarda üç dört zam listesi gelirken bu yıl sayısını tutamadık, yeni listeyi yenilemekten yorulduk. Bir buçuk ayda hemen hemen zam geliyor bazen haftaya düşüyor. Müşterileri fiyata alıştırıyoruz yeni gelen artışla tekrar başa dönüyoruz. Vatandaşta, bizlerde kendimizce haklıyız, sıkıldık. En çok fiyat değişen ürünler buğday ve arpa oldu. Diğer tahıl grupların da daha ufak oynamalar oluyor. Her sektörden firmalar hele ki bizim gibi veresiye iş yapan yerlerde büyük sıkıntılar yaşanıyor. Peşin fiyata aldığımız ürünleri veresiye vermek durumunda kalıyoruz. Geçen yıl bir tır malı 35-45 bin TL'ye alabiliyorken bu yıl 200 bin TL'ye alıyoruz sermayemiz eriyor" şeklinde konuştu.